NURAN YILMAZ'IN KALEMİNDEN
Kadın ve Çocuk Susarsa, Toplum Çöker
Her sabah yeni bir haberle uyanıyoruz… Bir kadının daha hayattan koparıldığını, bir çocuğun daha sessiz çığlıklar içinde kaybolduğunu okuyoruz satır aralarında. Alışmak ne mümkün! Ama ne yazık ki kanıksamaya başladık bu karanlığı. Oysa bu sessizlik, bu kabulleniş, bizi insanlığımızdan uzaklaştırıyor. Kadına ve çocuğa yönelik şiddet, sadece bireyleri değil, toplumu çürüten bir yaradır. Bir kadına atılan tokat, bir çocuğun gözlerinden eksilen ışıltı; geleceğimizden çalınan umutlardır aslında. Şiddet yalnızca fiziksel değildir; aşağılamak, susturmak, korkutmak da birer şiddet biçimidir. Ve biz bu sessiz şiddeti çoğu zaman duymuyoruz, görmezden geliyoruz, hatta bazen “aile meselesidir” diyerek üzerini örtüyoruz. Ama suskun kalmak, suça ortak olmaktır. Her çığlığı duymak, her gözyaşını görmek, her yaşanmışlığı sahiplenmek zorundayız. Çünkü kadın da, çocuk da bizim en kutsal emanetimizdir. Peki, ne yapmalı? Öncelikle, şiddetin “bir sorun” olduğunu kabul etmekle başlamalıyız. Eğitimle, farkındalıkla, hukukun üstünlüğüyle mücadele etmeliyiz. Kadını koruyan yasaları uygulamakla kalmamalı, onları geliştirmeliyiz. Çocuklara güvenli alanlar sunmalı, istismarın üzerini örtmeye çalışan değil. Sevgiyle kalın.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Gençlik, Gençlerin İstekleri ve Bizim Sorumluluğumuz
Görüntüle →