Tarafsız Haber
Tarafsız Haber
Bulutlu
Ankara · 15°C
Diğer
Bizi Takip Edin
21 Eylül 2022 - 13:59

SORUNUNU BEN ÇÖZERİM !

Betül Azra Yazıları ...

0 Okunma 0 Paylaşım
 “Sen eksiksin, tamamlanmak için benim sunduğum reçeteye muhtaçsın”
 İşte Kapitalizm kendisini böyle gösterir. Vitrindeki o ayakkabı sanki tek eksiğinizdir. Onu satın alınca daha güzel, daha kusursuz, daha tamam olacaksınızdır. Eğer o ayakkabıyı alamazsanız, kahredici bir ulaşılmazlık kazanır vitrin. Eksikliğinizi her gördüğünüzde tetikler bu vitrin. Ayakkabıyı alırsanız, birkaç zaman bu nesneye sahip olmanın hazzıyla tamamlanmış hissedersiniz. Ta ki yeni bir vitrin görene kadar.
 
 Modern zamanın insana yaptığı muamele, yalnızca nesneler üzerinden değil, şahıslar üzerinden de suistimale devam etmektedir. Kapital, aramızdan bazılarını kendisine benzetir. Güçlüler(!) olarak onlar, gücün simülasyonuna hapsolmuş kimselerdir. Çevrelerindeki insanlara çaresizlik ve eksiklik hissi aşılarlar. Bir müşkülleri olduğuna inandıklarında onlara, sorunu çözecek anahtarın kendisinde olduğunu söylerler. Bu tip güçlüler(!), birilerine sahip çıkmak, onların yolunu açmak, kişileri zor durumlardan kurtarmak misyonunu üstlenirler. Fakat bunu tıpkı kendi güç algılarında olduğu gibi, sorunları da simülasyonlar halinde sunarak yaparlar. Halbuki bizim korunmaya, kollanmaya, sorunumuzun bir başkası tarafından çözülmesine ihtiyacımız yoktur. Tıpkı vitrindeki ayakkabıya bakarken ayağımızın çıplak olmaması gibi.

Gerçekler sahasında yardıma yahut alışverişe elbette ihtiyaç olacaktır. Ama hakiki ihtiyaçlar ile bunun simülasyonu arasında ayırt edici özelliğimizi korumamız için bu tip insanlara ve modalara karşı temkinli olmalıyız. Üniversitede bir ev tutacağım vakit, evini kiraladığımız kişi anneme: “Kızınız bize emanet” demişti. Annem de o beyefendiye: “Kızım önce Allah’a, sonra kendisine emanet” cevabını vermişti. Bu, çocuğun alanına ebeveynden başkasını sokmamak, “ebeveyncikler” oluşturmamaktır.

Siyaset içinde de görülen odur ki tek bir lider olduğunu kendinize ve çevrenizdekilere devamlı hatırlatmanız gerekiyor. Çünkü liderin etrafında birkaç “lidercik” anında türüyor. Tüm sistemlerde var olan bu lidercikler, zaaf ölçer gibidirler. Bir eksik kollarlar ki tamamlayıcı rol üstlenebilsinler. Bu kişiler hakiki lider ile aranızda bir köprü, bir aracı olmak isterler. Tıpkı dua ederken Tanrı ile aranıza aracı sokmanızı isteyenler gibi, onlar da basamak görevi görmek isterler.

Kierkegaard’ın Baştan Çıkarıcının Günlüğü Eserinde baş karakter, etkilemek istediği kadına direkt bir teklifte bulunmaz. Onu bir seçenekler evreninde, özgürlük simülasyonu içine alır. Tıpkı çocuklara sunulduğu gibi bizlere de böyle seçenekler getirilir. Biz seçiyoruz zannederiz. Halbuki gerçekte seçtiğimiz, yalnızca bize sunulandır.
Bize dayatılan bu simülasyon evrenine karşı uyanık olmalıyız. Sahte kahramanlıklar karşısında, gerçek kahramanlığı biz göstermeliyiz.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!